NE SANDIN

NE SANDIN

Ne Sandın

1

dil bu,eğri büğrüdür
her sözü kar mı sandın?
çok ağlatır az güldürür
bir vefalı yar mı sandın?

bir dilber-i beşermiş
bazı kalkar bazı düşermiş
insan bu elbet şaşarmış
bî-kusur hiç var mı sandın?

üç beş yıl varıp görmeylen
bir beyaz örtüyle dönmeylen
kabir kapısından girmeylen
Âlem-i Esbabı dar mı sandın

dahil toprağa gül ve vücud
ruha barikat,cisme hudud
bir kavimdi ki lut ile semud
Cilbâb-ı çarşafı ar mı sandın?

2

bozuldu alem,niyetler bozuldu!
cehennem ehli dünyaya kuruldu
açıldı defter ameller soruldu
hala mevsimi bahar mı sandın?

akar yüzlerden şer,nedir ki?
şükür erişmez sana nice ki?
Peygamber bile yüzü kan olaki
kendini İşrafa düçar mı sandın?

kapısız mekanın kolu kırıktır
girilir çıkılmaz,içi karanlıktır
günahtan balçık,duvar sıvanıktır
içinde kandiller yanar mı sandın?

gidenler götürse,çağrılan davete
tüm var’ı ayniyyatını o yere
versen Âli-cenaba bin deve
yaptığı hayrat-ı satar mı sandın

3

çıksın üç beş günlük dünyanın ahı
kararsın bahtımın gelmeyen sabahı
açınca şehtvet ile kolum kanadı
cefasız,yollar sana varır mı sandın?

zakkum yedim,zehir gibi baldan
sıkıldım alemi gayb-ın güzeranından
çatlayarak cesed-i fani barikatından
kumlar denize hiç kanar mı sandın?

ağlayıp sel misal; sulasam zemsem gibi
ruhuma düşerek Aşk-ı Hakikatın gölgesi
çekilip stünlar sıyrılınca fecrin perdesi
Ârif-i Esrarı sana sunar mı sandın?

yan şimdi,bu kainat sana dar gelsin
sırtına bar-ı ateşi dola,sar gelsin
yetsin,çağır Aşk-ı Hakikî yar gelsin!
varsam hakirane,kapıyı açar mı sandın?

4

elem yakışır biçare,nakış gibi bağrıma
ilmek ilmek işlemeli şu akılsız sabrıma
varsın,dolansın sakamet yükü ayaklarıma
hem-derd ile hulviyyata banar mı sandın?

döner mi seccade,Hakk’ın Sedad-ı semtine?
şairlik kastına,bu edebi hasıl hurmetine?
yararak toprağı girsem berzah-ı alemine
müznib-i cismi kanarak sarar mı sandın?

kalan kalsın,gidenler sana susuz; hayrandı!
el pençe divanında,kapında muftun rasadgâhandı
bin şevk ile dâsitâne-i Aşk’a Haydar-ı Kerrarındı
sen misal Erbab-ı Garazı amelden sayar mı sandınne sandın;

lugatta önder,Ebvâb-ı Semâda susuzsun
mahf-ı perişan dilde,Şehr-i Sıyamda oruçsuzsun
götürür Seyelan’da alem-i dünyayı,sen bulutsuzsun!
döksen de menzume,Feyyaz-ı Mutlak seni duyar mı sandın?

Önder özkaran 31.10.2014

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir